Orta Anadolu’daki İtalyan Arkeolojik Misyonu (MAIAC)

Sit alanı

Kusachakly, Uçaklı, Kuşaklı gibi farklı isimlerle de anılan sit alanı, Sorgun Tapu ve Kadastro Müdürlüğü kayıtlarında Uşaklı Höyük şeklinde geçmekte olup; Kanaksu’nun kollarından biri olan Eğriöz deresinin beslediği verimli bir ovada ve granitik masiflerin oluşturduğu heybetli Kerkenes Dağı’nın egemen olduğu bir arazide yer almaktadır. Yumurta şeklindeki 10 hektarlık düz bir teras ile 2 hektarlık bir tümsekten oluşan alan, gerek ova içerisinden gerekse Yozgat’ı Sivas’a bağlayan yoldan açıkça seçilebilmektedir.

Konumu, üzerine yayıldığı alan ve yüzeyinde iri granit bloklara rastlanılmış olusu sayesinde, Fırtına Tanrısı’na yönelik ibadetlerin merkezi olan ve başkent Hattuşaş’tan iki günlük yürüme mesafesinde bulunan Zippalanda adlı bir diğer önemli Hitit kenti ile ilişkilendirilmiştir. Nitekim baharın gelişini müjdeleyen kutlamalara (AN.TAH.ŞUM) dair metinlerde, Hitit kralının bir ayin gerçekleştirmek üzere başkentten Zippalanda ve Daha Dağı’na yolculuk yaptığı, ardından ise Alişar Höyük ile ilişkilendirilen Ankuwa kentine doğru ilerlediğinden bahsetmektedir. Bu sit alanı ile Hattuşaş’tan eşit mesafe uzaklıkta yer alan Uşaklı Höyük’ün güney sınırlarını çizen heybetli Kerkenes Dağı, konumu itibarıyla yazılı kaynaklarda bahsi geçen Daha Dağı ile örtüşmektedir.

Yürütülen yüzey araştırmaları (2008-2012) ve kazı çalışmaları (2013-2014), bu sit alanının Hitit dönemindeki önemini doğrulamakla kalmayıp, Erken Tunç Çağı’nın sonu (M.Ö. III. milenyumun sonu) ve Orta Tunç Çağı (M.Ö. II. milenyumun ilk yarısı) ile Geç Tunç Çağı (M.Ö. II. milenyumun ikinci yarısı); Demir Çağı (M.Ö. X-VI yy) ile Geç Roma ve Bizans dönemleri (M.S. II-VI. yüzyıl) arasındaki uzun dönemde yaşananlara dair yeni veriler sunmaktadır. Her durumda, yüzeyde ve akropoldeki kazı çalışmalarında parçalar halinde ele geçirilen altı tabletin de doğruladığı üzere, Uşaklı’nın kentsel gelişiminin Hitit Dönemi ile Geç Tunç Çağı’nda en üst seviyeye ulaştığını söylemek mümkündür.